Choose your country / language

Profil

Oerlikon Barmag, Oerlikon Neumag ve Oerlikon Nonwoven markaları ile birlikte Oerlikon Manmade Fibers segmenti, yapay elyaf filament spin sistemleri, tekstüre makineleri, BCF sistemleri, kesik elyaf sistemleri, dokunmamış kumaş üretim çözümleri alanında dünya pazar lideridir ve – bir hizmet sağlayıcısı olarak – tüm tekstil katma değer zinciri için mühendislik çözümleri sunmaktadır.

Şirketimiz

Geleceğe odaklı bir şirket olarak Oerlikon Group’un bu bölümündeki araştırma ve geliştirme çalışmalarına enerji verimli ve sürdürülebilir teknolojiler (e-tasarruf) yön vermektedir. Bununla beraber VDMA'nın Blue Competence Initiative (Mavi Yetkinlik Girişimi) çalışmalarını destekliyoruz ve buranın da bir üyesiyiz. Kesintisiz polikondenzasyon ve ekstrüzyon hattı sistemleri ve bunların kilit bileşenleri ile şirket, otomatik ve dijital olarak birbirine bağlı Endüstri 4.0 çözümleri sayesinde tüm sürecin ihtiyaçlarını karşılamaktadır – monomerden tekstüre ipliğe kadar.

  • Bir dijital trend belirleyici olma yolunda

    Georg Stausberg, CEO ve Jochen Adler, CTO ile Söyleşi

    Şu anda 3.000’den fazla çalışana sahip bir yapay elyaf sistemleri dünya pazar lideri, nasıl başarılı bir şekilde dijital dönüşüm sürecinden geçer? Bu her şeyden önce ekonomik olarak sağlam bir temel ve organizasyonel uyum yeteneği, beceri ve çalışanların kalifiye hâle getirilmesi gibi çok sayıda dijital değişim modülü gerektirmektedir. Georg Stausberg, CEO ve Jochen Adler, CTO, Oerlikon Manmade Fibers segmentinin müşteriler açısından üstün avantajlara sahip yeni dijital ürünler ve hizmetler yaratmak için yelken açtıkları bu heyecan verici yolculuğu açıklıyor.

    Sn. Stausberg, yeni Dijital Çağ’a doğru attığınız ilk adımları hatırlıyor musunuz?

    Bu, bilinçli bir adımdan ziyade daha çok bir emekleme süreciydi. Benim için önce bilgisayarlarda, daha sonra mobil uç cihazlarda İnternet ve e-posta kullanmamla başladı. Bu sırada dijital teknoloji, ister evlerimizde olsun ister modern araçlarımızda, hayatlarımızın her alanını istila etti. Yaklaşık dört sene önce bu istila şirketimizin yapay zeka kullanarak müşteriler için nasıl ek avantajlar yaratabileceğimizi düşünmeye başlamamıza neden oldu. Ve otomobiller klasik şanzıman veya şasi teknolojisinden ziyade günümüzde birbirinden daha çok dijital yardım sistemleri vasıtasıyla ayrılıyor ve bu giderek artıyor. Bu tür teknolojilerde tekstil makine imalatı alanında trend belirleyici olmak istiyoruz.

    Bunu meslektaşlarınız ve müşterilerle iş birliği içinde başarılı bir şekilde gerçekleştirmek için neler yaptınız?

    Ekonomik açıdan zor zamanlarda bile geleceğe yatırım yapma cesaretine sahiptik. Yönetim ekibi içinde uzun uzadıya yapılan strateji tartışmalarının ardından iki yıl önce bir uluslararası proje grubu kurmaya karar verdik. Araştırma enstitüleri, çeşitli sektörlerden şirketler, kurum içi uzmanlar ve sayısız müşteri ile yapılan görüşmelerde grup, hangi dijital ürünlerin ve çözümlerin müşterilerimiz için ilgi çekici olabileceği ve hangi müşterilerin bunlardan fayda sağlayabileceği konusunda somut fikirler geliştirdi. Sonuçta, piyasaya sürülen veya şu anda prototip olarak denenen sayısız fikir ortaya çıktı. Proje ekibini bir araya getirirken ve kurarken aynı zamanda etkili olduğu kanıtlanmış ve şu anda şirketin diğer bölümlerine yayılan yeni iş birliği biçimlerini de test ettik.

    Bu yeni iş birliği biçimleri hakkında biraz ayrıntı verebilir misiniz?

    Dijital ürünlerin ve çözümlerin geliştirme hızı ve dinamizmi nefes kesici. Beceri, bu nedenle organizasyonun burada başarılı olması için mutlak bir ön koşuldu. Proje grubumuz teşkilatlanmayı başardı ve – herhangi bir açık hiyerarşi olmadan – sadece fonksiyonel yürütme komitesi ile etkileşim kurması gerekti. En önemli pazarlardan ikisi olan Çin ve Hindistan’dan da temsilcilerin bize katılması önemliydi. Bu maksatla yerel unsurları da erken zamanda dahil etmeyi başardık. Dijital ürünleri geliştirirken departmanlararası sınırların da ortadan kalkması gerekir. Geliştirme, IT, müşteri Hizmetleri ve Operasyonlar departmanları sadece birlikte çalışmaları hâlinde fonksiyonlararası ilgi çekici dijital çözümler geliştirebilir.

    Sn. Adler, 2017’den bu yana CTO’muz olarak görev yapmaktasınız. Dijital dönüşümün üstesinden gelmek için neler yaptınız?

    ‘Piyasaları ileri taşıyoruz’ ilkemizle paralel olarak bir kez daha hızımızı artırıyoruz. Bu, dijital alandaki öncüleri ürün ve hizmet portföyümüze ve denenmiş ve test edilmiş inovasyon proseslerine göre teşkil ettiğimiz ve genişlettiğimiz anlamına geliyor. Bunun sonucunda becerikli organizasyonel birimler, tasarım odaklı düşünme ve proje yönetim çerçevesi gibi yenilikçi çalışma yöntemleri ve müşteri tesislerinde sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik kullanımı ortaya çıktı.

    Müşterileriniz ‘dijital olarak’ Oerlikon’dan ne gibi şeyler bekleyebilir?

    Sanırım tekstil değer zinciri ile birlikte iplik, elyaf, dokunmamış kumaşlara yönelik makinelerimizin ve üretim sistemlerimizin dijital olarak geliştirilmesini söyleyebilirim. Burada şunu vadediyoruz: mükemmel donanımlarımızın ötesinde katma değer. Sistemlerimizin etkinliğini ve son ürünlerin kalitesini dijital çözümlerle daha da iyileştirmek istiyoruz. E-tasarruf felsefemize sadık bir şekilde misyonumuz, çevreyi korumak ve çözümlerimizin sürdürülebilirliğini desteklemektir. Bunun için kısa süre önce entegre etmiş olduğumuz, büyük ölçekli sistemler, otomasyon, taşıma, ambalajlama ve depo lojistiği ile son ürün için otomatik kalite kontrolünde uzman olan iş ortağımız AC-Automation’ın bilgi birikimini etkin olarak kullanıyoruz. Bunu, Tesis Operasyon Merkezi’mizi veya kısaca POC’u kullanarak proses yetkinliklerimiz ve dijital veri işleme becerilerimizle bir araya getiriyoruz. Bu, entegre depo ve iletişim becerileri, kablosuz sensörler, yerleşik aktüatörler ve akıllı yazılım sistemleri ile birlikte müşterilerimiz için yenilikçi Endüstri 4.0 çözümleri ortaya koydu. Dolayısıyla bu, veri ve malzeme akışları arasında ve sanal ve gerçek dünyalar arasında köprü kurmamıza olanak sağlıyor.

    Sn. Stausberg, müşterileriniz bunun hangi yönlerini ITMA 2019’da görebilecek?

    Salon 7, A101’de bulunan ticaret fuarı standımızda ziyaretçilerimize makinelerimizi, sistemlerimizi, bileşenleri ve hizmetleri kapsamlı şekilde keşfetmelerine olanak sağlayan bir dijital deneyim sunacağız. Burada yapay zeka konusunda sunum yapmak için eğlenceli çözümler kullanacağız. Ziyaretçilerin karmaşık sistemleri 3D olarak kendi gözleriyle deneyimlemesini sağlamak için sanal galerimizin yanı sıra 360 derece ve artırılmış gerçeklik uygulamalarımızı beraberimizde getireceğiz. ‘Dijital fabrika’ hâlihazırda kısmen makine fuarlarımızla birlikte gerçeğe dönüşüyor.

  • Dijitalleşme mücadelesi

    Devrim mi yoksa evrim mi?

    Bugün Endüstri 4.0 tüm dünyada pek çok şirkette çoktan iz bıraktı – ve işte hâlâ ayakta. Dijitalleşme Çağı, mikro fabrikalarda yalnızca birkaç saat içinde özellikli kıyafet üretimi veya ağ tabanlı sistemlere ve veri analizine dayalı maliyet optimize, otomatik kontrollü üretim biçiminde kendini göstererek tekstil sektörüne de ulaştı. Aynı zamanda dijitalleşmenin ilerlemesinin önünü tıkayan bazı zorluklar da var – veri koruma ve veri güvenliği bunlardan yalnızca ikisi.

    PricewaterhouseCoopers (PwC) danışmanlıktaki analistler hayran kaldı: 2016 yılındaki araştırması ‘Endüstri 4.0: Dijital teşebbüslerin kurulması’, tüm dünyada pek çok şirketin hâlihazırda dijitalleşmeyi son derece ciddiye aldığını ortaya çıkardı. 26 ülkede, dokuz endüstri sektöründen katılım gösteren 2.000’den fazla şirket, çalışmanın yapıldığı 2015 yılında 2020’ye kadar gelecek beş sene içinde dijitalleşme oranlarını ortalama yüzde 33’ten yüzde 72’ye artırmayı planlıyordu. Bunu başarmak için bu teşebbüsler cirolarının yaklaşık yüzde beşini yatırım olarak kullanmayı planlıyor – yıllık 907 $ Amerikan Doları’na eşdeğer bir miktar. Karşılığında yüzde 3,6’lık maliyet tasarruf ve satışlarda yıllık ortalama yüzde 2,9’luk bir büyüme bekliyorlar.

    Dijitalleşmeye devasa yatırım
    Bu eğilim yalnızca endüstriyel şirketlerde değil, aynı zamanda büyümekte olan ekonomiler ve gelişmekte olan ülkelerde de açıkça görülmekte – bununla birlikte PwC’nin araştırması farklı hedefleri birbirinden ayırmayı başarıyor. Almanya, İskandinavya ve Japonya’da asıl önemli olan operasyonel verimliliği ve ürün kalitesini genişletmektir. ABD’de işletmeler esas olarak yeni iş modelleri geliştirme ve dijital ürün ve hizmet yelpazelerini genişletme planı yapmaktadır. Çin, emek yoğun üretim proseslerinin otomatik hâle getirilmesi ve dijitalleştirilmesinin sonucunda fayda sağlamayı umuyor.

    Çalışma, şirketlerin önündeki zorlukların her şeyden önemlisi, personelin dijital konularda kalifiye hâle getirilmesinde veya uzman çalışanların işe alınmasında ve uygun bir şirket içi organizasyon ve ‘dijital kültür’ tesis edilmesinde yattığını öngörüyor. Bu, planlamayı iyileştirmek ve optimize etmek ve dolayısıyla Endüstri 4.0’ın tam potansiyelinden istifade etmek amacıyla veri analizinin kullanılması için gereklidir.

    Tekstil Endüstri 4.0: mevcut durum
    Dijitalleşme aynı zamanda tekstil endüstrisinde de bir devrim yaratıyor: müşteriler bugün hâlihazırda İnternet üzerinden özellikli kıyafetleri yapılandırıp sipariş verebiliyor ve çok kısa sürelerde teslim edilmesini sağlayabiliyor. Üretim ve lojistik prosesleri gelecekte geniş kapsamda otomatik ve öz denetimli olacağından bu üretim biçimi de üreticiler için giderek daha kârlı bir hâl alıyor. Bununla beraber tekstil uzmanları bu devrimi daha çok bir evrim olarak görüyor: bu vizyonları hayata geçirmek için şu anda hâlâ sıklıkla kalifiye iş gücü, karşılıklı ağ kurma ve disiplinlerarası iş birliği eksikliği yaşanıyor. Tüm değer zincirinin dijital olarak kapsandığına bakıldığında tüm halkalar henüz Endüstri 4.0 için yerinde değil: Çin’de dikiş fabrikaları olabilir ama Etiyopya veya Macaristan’da henüz bunlar yok. Ve tekstil endüstrisi de bu yüzden her şeyden önemlisi sektöre özel çözümler gerektiriyor.

    Bunların imkan dahilinde olduğu gerçeği aynı zamanda çok daha fazla Endüstri 4.0 öncüsü tarafından gözler önüne seriliyor. Gerçek anlamda tamamen otomatik Speedfactory’de Adidas, satış noktasında müşterinin bir iplik fabrikası analizinden sonra, bir kaç ay yerine birkaç saat içinde 3D baskı yoluyla spor ayakkabılarını tasarlayabiliyor ve kısmen üretebiliyor. Mikrofabrikasıyla Deutsche Institute für Textil- und Faserforschung Denkendorf (DITF/ Denkendorf Alman Tekstil ve Fiber Araştırma Enstitüleri) gözetimi altındaki şirketler, 3D modellerin yardımıyla yarım günde süveter ve tişört üreterek tek bir parti boyu için bile bir entegre üretim zincirinin kıyafet çalışmaları için ne kadar özellikli ve kârlı olduğunu gözler önüne seriyor. Söz konusu proje, Endüstri 4.0 çözümlerinin gerektirdiği bilgi birikimi alışverişi ve teknoloji transferinin harika bir örneği olabilir. Ve geleneksel seri üretimden farklı, daha esnek, daha müşteri odaklı iş modellerini mümkün kılar. Tanınmış ve seçkin Alman üniversitesi RWTH Aachen, benzer bir yaklaşımı takip ediyor. Textiltechnik’in (ITA/Tekstil Teknolojisi Enstitüsü) bünyesinde barındırdığı Dijital Kabiliyet Merkezi (DCC) adı verilen bir Öğrenme Fabrikası 4.0’da dijital dönüşümün ağ tabanlı bir tekstil proses zincirine dayalı olarak ve diğerleri ile birlikte yardım sistemleri kullanılarak nasıl başarılı olabileceğini gözler önüne seriyor.

    Tamamen ağ tabanlı tekstil fabrikası yolunda
    Ve bununla tüketici ürününden gerçek üretime ve en nihayetinde tekstil makinesi üreticilerine geçiyoruz. Onlar da dijitalleşmeye odaklılar ve tüm endüstrinin gelişimini ileri taşımak için yoğun bir çaba sarf ediyorlar. Ama seri üretime yönelik tekstil makineleri üreticileri bile dijitalleşmeyi gözden geçiriyor. Gelecek senaryosu: tekstil üretimi – tedarik zincirinden sevkiyata kadar – tamamen ağ tabanlı Fabrika 4.0’da otonom bir şekilde kontrol edilir. Üretilen ürün, yerleşik sensörleri kullanarak prosesleri kendi kontrol eder ve izler. Üretim veya sipariş durumu her zaman bilinir, ham maddeler otomatik olarak yeniden sipariş edilir, üretim prosesinin ayrılmaz birer parçası olarak aşınma ve bakım planlaması yapılır ve hatalı prosesler belirlenir, giderilir veya görüntülenir. Bu maliyetleri kısar, üretim hatlarını daha esnek hâle getirir ve aksama sürelerini ve atığı azaltmaya yardımcı olur. Bunun için makine imalat sektörü bununla paralel bir şekilde kablolu veya kablosuz bağlantılar kullanarak iletişim kurma becerisine sahip, akıllı ve İnternete erişim olan üretim sistemleri sağlamalıdır. Bu, kullanılan tüm sistemler arasında arayüzler ve devasa miktarda verinin gerçek zamanlı derlenmesini, yönlendirilmesini ve değerlendirilmesini gerektirdiğinden hiç de kolay değildir.

    Bu yolculukta ilk adımlar, hâlihazırda ilk öncülerden biri olan Oerlikon tarafından atılmıştır. Proses izlemesi için Tesis Operasyon Merkezi (POC) ile Oerlikon Barmag, örneğin, var olan üretim verilerinin bir merkezde derlenmesini ve bu verilerin kullanıma sunulmasını mümkün kılmaktadır. Şanghay, Çin’deki ITMA ASIA + CITME 2018 vesilesiyle şirket ayrıca, yapay zeka kullanılarak tanı desteği ve yardım sunmanın yanı sıra hatalı modelleri belirlemek için – tasarlanmış bir geliştirmenin vadettiği geleceği gözler önüne serdi. Hâlihazırda Oerlikon tarafından öngörücü bakım konseptlerini destekleyen ve spin sistemlerinde 360 derece sanal turlara olanak sağlayan karma gerçeklik gözlüklerinin (Microsoft HoloLens) kullanımına başlandı. Oerlikon Manmade Fibers segmenti, Ürün Yönetimi Başkanı Markus Reichwein, "Piyasa, üretim verilerini daha hızlı ve daha kârlı bir şekilde derlemek için giderek daha fazla akıllı makine teknolojileri arıyor. Ve biz bu trendin üzerine eğiliyor ve yeni, dijital bir boyutta çözümler sunuyoruz" diye açıklıyor.

    Dijital vizyonlar çalışanların kalifiye hâle getirilmesini gerektirir
    Dijital vizyonlar, tüketicilerin tekstil ürünlerini daha büyük bir oranda ortak bir şekilde belirleyebildikleri bir geleceği işaret ediyor. Daha küçük parti boylarını da kârlı hâle getirecek yeni iş ve üretim modelleri ortaya çıkıyor. Bu bir kez daha yüksek ücretli ülkeleri üretim tesislerine çekecek. Ancak uzmanlar, akıllı, büyük bir bölümü otomatik fabrikaların insanlardan tümüyle vazgeçemeyeceğini öngörüyor. İnsanlar, bununla birlikte, yeni ortaya çıkan meslekler bağlamının bir parçası olarak başka vazifeler üslenecektir. Bu bağlamda çalışanların kalifiye hâle getirilmesi ve dijitalleşmenin sunduğu fırsatlarla ilgili olumlu (veya olumsuz) düşünceleri, tekstil endüstrisinin kendi dijital geleceğine doğru nasıl kaymaya başlayacağında belirleyici olacaktır. Ve veri koruma ve veri güvenliği, Endüstri 4.0 olan bu devrimin hızını yavaşlatabilecek pek çok soruyu tartışmaya açıyor. En nihayetinde pek çok şey, tekstil şirketlerinin kendisine ve dijitalleşmenin sunduğu fırsatları kucaklama ve kendileri ile birlikte çalışanlarını buna hazırlama becerilerine bağlı.

  • Hizmet verdiğimiz pazarlar

    Oerlikon Barmag’ın ürün portföyünün ana pazarı Asya, özellikle Çin, Hindistan ve Türkiye ve – Oerlikon Neumag’ınkilerinse – ABD, Asya, Türkiye ve Avrupa. Tüm dünyada bu segmend, yuvarlak hesap 3.000 çalışanı ile, 120 ülkede üretim, satış, dağıtım ve servis organizasyonları ile varlık gösteriyor. Remscheid, Neumünster (Almanya) ve Suzhou’daki (Çin) AR-GE merkezlerinde son derece kalifiye mühendisler, teknoloji uzmanları v teknisyenler, yarının dünyası için yenilikçi ve teknolojik açıdan öncü ürünler geliştiriyor.
  • Her ürün tipi için yüksek performanslı iplikler

    Konfeksiyon, fonksiyonel giyim, ambalajlama, tıp, altyapı ve ulaşım gibi pazarlarda tekstile yönelik küresel ihtiyaç hızla artıyor. Kıyafet, fonksiyonel giyim, halı, otomobil lastikleri, emniyet kemerleri, hava yastıkları, inşaat sektörü için jeotekstiller, halatlar, taşıyıcı bantlar, yelkenliler ile su ve hava temizleme filtrelerinin tamamı elyafa dayanıyor. Ancak doğal elyafların üretimi için, örneğin su gibi, çok fazla kaynak harcanıyor veya gerekli işlevselliği sunamıyor. Çözüm endüstriyel iplikler — hemen hemen tüm teknik tekstillerin temelini oluşturuyorlar.

    Yapay elyaflar ilk ortaya çıktığı günden bu yana hedef, doğal elyafa benzer özellikli ve esneklik ve yüksek ısı tutma gibi özel işlevlere sahip düzgün, sentetik bir filament ortaya koymak. Oerlikon yapay elyaf üretiminde kullanılan sistemlerde dünya pazar lideri konumunda. Eriyikten İpliğe, Fiberlere ve Dokunmamış Kumaşlara kadar çok çeşitli teknolojiler sunuyoruz. Oerlikon’un büyük ölçekli filament spin ve tekstüre tesisi çözümleri, polyester, poliamit ve naylon üretecek ve bunları işleyecek şekilde tasarlanmıştır. Bu malzeme ayrıca halı iplikleri, sentetik kesik elyaflar ve dokunmamış kumaşlara yönelik yüksek teknoloji ürünü üretim sistemlerinde de üretilebilmektedir.

  • Hizmet sunduğumuz endüstriler

    Tekstil ürünler ve kıyafet

    Filament iplikler tekstil ve kıyafet sektöründe yaygın olarak kullanılmaktadır. Günümüzde polyester, naylon ve polipropilen iplikler, giysi üretiminin ana malzemelerini oluşturuyor. En kaliteli takım elbiselerden ağır iş uygulamalarına kadar modern giysiler, iyi performans sergilemesi için iplikler ve elyaflara bağlı olarak gelişiyor.

    Fonksiyonel giyim

    İplikler çok çeşitli kumaşlar için birer başlangıç malzemesidir — moda, spor ürünler ve ev tekstilinden kurşun geçirmez yelekler ve yangından koruyucu donanım gibi özel işlevlere kadar.

    Tıp alanı ve filtreler

    İplikler, çok çeşitli filtre uygulamalarında da kullanılmakta. Emicilik, sıvı iticilik, toparlanma, esneme, yumuşaklık, mukavemet, alev geciktiricilik, yıkanabilirlik, yastıklama, ısıl yalıtım, akustik yalıtım, filtreleme, mikrobiyal bariyer ve sterilite gibi özel işlevler sağlarlar.

    Ambalajlama

    Polimerin işlenmesi, gıda ve eşyaların üretimi, taşınması ve ambalajlanmasında çok sayıda potansiyel uygulama imkanı ortaya çıkarıyor. Gıdaları dış etkilere karşı koruyan şişelemeden folyo içinde yalıtıma kadar iplikler, özel görevleri yerine getirecek şekilde tasarlanmaktadır.

    Altyapı

    Uygulamalar özel oldukları kadar sayı bakımından da çok çeşitli: rüzgar kesici filelerin yanı sıra jeotekstillere yönelik elyaflardan çatı kaplama ve zirai uygulamalara kadar.

    Zemin kaplaması ve tekstil

    Çok farklı şekillere ve renklere sahip halılar ve çeşitli ev tekstil ürünleri gibi tekstil zemin kaplaması uygulamaları, yapay elyaflardan üretilmektedir. Bu uygulamalar son derece dayanıklı bir malzeme gerektirir. Ve Oerlikon malzemeleri de tam da bunu sağlar.

    Ulaşım

    Havacılık tekstil ürünleri, lastikler, emniyet kemerleri ve hava yastıkları gibi otomotiv uygulamaları, yelkenliler ve çok daha fazlası, endüstriyel iplikler kullanılarak üretilmektedir.

  • Vizyon ve Misyon

    Vizyonumuz

    Oerlikon, daha iyi bir yaşam için yenilikçi endüstriyel çözümler ortaya koyar.

    Misyonumuz

    Oerlikon, tüm dünyada en güvenilir iş ortağınız olmak için büyük gayret göstermektedir. Yüksek kalite yenilikçi endüstriyel çözümler ile değeri sürekli olarak artırıyoruz. Son derece kalifiye uzmanlarla birlikte çalışıyoruz. Bizim bağlılığımız, sizin başarınız!

  • Değerlerimiz

    Dürüstlük

    Yaptığımız her şeyde, bize olan güveni artırıyoruz.

    Ekip Ruhu

    Ben ekibimi önemsiyorum, ekibim de beni önemsiyor.

    Mükemmeliyet

    Her ne yaparsak yapalım, en iyisini yaparız.

    İnovasyon

    Fikirler organizasyon içindeki herkesin ve her birimin katılımıyla ortaya çıkıyor.

Geri bildirimde bulunmak mı istiyorsunuz veya sorularınız mı var? Bizimle iletişime geçin!

keyboard_arrow_up